Get Adobe Flash player
Çocuk Diş Doktoru'na (pedodontist) ne zaman baş vurulmalı?.
AİLELER İÇİN HATIRLATMA!

Süt dişleri 4-6 ay ile 30-36 ay arasında ağızda yerlerini almaktadır. Ve 6-13 yaşlarına kadar ağızda kalmaktadır. Ailelerin en sık yaşadıkları süpriz 6-7 yaşlarında tüm süt dişlerinin "değiş-me-diğini" öğrenmektir. Süt azı dişleri 10-12 yaşlarında değişmekte hatta süt kanin dişleri 13 yaşına kadar ağızda kalabilmektedir. Bu nedenle özellikle azı dişlerinde gördüğünüz, fark ettiğiniz en ufak karartı veya çukurcuk oluşumunu doktorunuza bildiriniz.

Burada bulamadığınız ve çocuğunuzun diş sağlığıyla ilgili merak ettiğiniz daha pek çok konuda bilgi almak için kardeş site cocukdishekimi.info'yu tıklayabilirsiniz.

çocuk diş hekimi'nize sormak istedikleriniz
Çocuk Diş Doktoru (pedodontist) tarafından sık uygulanan tedaviler - fissür örtücü, diş ojesi, koruyucu diş dolgusu
FİSSÜR ÖRTÜCÜ (DİŞ OJESİ, KORUYUCU DİŞ DOLGUSU):

Sürekli ve süt dişlerinin çiğneme yüzeylerinin akışkan bir dolgu maddesi ile doldurulmasıdır. Amaç, dişlerin çiğneme yüzeylerinde fırça ile temizlenemeyen küçük çukur ve mağaracıkların (fissür) koruyucu amaçlı doldurulmasıdır.

Yemek artıkları bu bölgelere kaçtıktan sonra temizlenmesi çok zor yada imkansızdır. Bu nedenle çürük oluşumu (çok iyi ve düzenli diş fırçalayanlarda dahi) kaçınılmaz olmaktadır.

Aslında fissür örtücüler, toplumda hiç diş fırçalamadığı halde dişleri çürümeyenler ile çok iyi ve düzenli diş fırçaladığı halde dişleri çürüyenler arasındaki farkı da ortaya koymaktadır. Çukurcuklu, derin fissürleri olan dişlere sahip olan çocuklar ve bireylerde fissür örtücü yapılmadığı durumlarda, yemek artıkları hiç bir şekilde temizlenemediği için çürük kaçınılmaz olmaktadır.

Avantajı: Diş dokusunda hiç bir kayıp yaşamadan, tıraşlama-küçültme yapmadan (çürümüş dişlerde çürük doku ile birlikte sağlıklı diş dokusunun tıraşlanması söz konusu olabilmektedir) sadece mevcut boşlukların akışkan bir dolgu maddesi ile doldurulması koruyucu dişhekimliği açısından büyük bir avantajdır.

Dezavantajı: Bulunmamaktadır.

Dikkat edilmesi gereken nokta: 6 ayda bir düzenli aralıklar ile kontrolü gerekmektedir. Dişlerin en yoğun olarak kullanılan, en fazla kuvvet alan bölgelerine yapılan film tabakası kalınlığında bir dolgu olduğu için çiğneme kuvvetleri altında kırılıp kırılmadığı düzenli aralıklar ile kontrol edilmeli, çatlak veya kırıklar meydana geldi ise ilgili bölgelerde çürüme gözlenmeden, çok kolay ve kısa bir işlem olan küçük bir ek -bir tür tamir yapılmalıdır.

Hangi maddeler kullanılır, renkleri nedir? Çoğunlukla tebeşir beyazı renginde ya da diş renginde beyaz olup çocuğunuzun yaşı ve uyum düzeyine göre cam iyonomer ya da rezin esaslı koruyucu dolgu maddeleri kullanılır. Fissür örtücü yapılacak dişin tükürükten arındırılarak dolgu maddesinin konulması çok önemlidir. Özellikle küçük çocuklarda yaşanabilen uyum ve haraketsiz duramama gibi nedenlerden, neme karşı çok hassas olan rezin esaslı maddeler yerine cam iyonomer esaslı neme dayanıklı maddeler tercih edebilir. Cam iyonomer fissür örtücüler tebeşir beyazı yada turuncu renkte olup, renk farkının amacı ailenin koruyucu dolgunun ilgili diş üzerinde durup durmadığını rahatlıkla kontrol edebilmesi ve çocukta farkındalık yaratmasıdır. Siyah renkte olan, amalgam dolgu bu amaçlı olarak kullanılmamaktadır.

Çocuk Diş Doktoru (pedodontist) tarafından sık uygulanan tedaviler -  Diş Dolguları.
DİŞ DOLGULARI

Diş dolguları: Kliniğimizde çürük dişlerin tedavisinde farklı özellikleri olan rezin kompozit, kompomer ve cam iyonomer dolgular kullanılmaktadır. Hakkındaki tartışmalar ve estetik olmaması nedeniyle amalgam dolgu kliniğimizde kullanılmamaktadır

Rezin kompozitler diş minesi renginde olup yetişkin hastalarda da kullanılabilen estetik materyallerdir. Başarılı fiziksel özellikleri olan ancak aşırı teknik hassasiyet gerektiren bir başka deyişle yapımı esnasında nem kontrolü sağlanamadığında başarılı bir performans sergileyemeyen dolgu malzemeleridir. Bu nedenle tükürük izolasyonunun sağlanmasında zorluk yaşanan çocuklarda tercih edilmemektedir.

Kompomer dolgu (Poliasit modifiye kompozitler) ise rezin kompozit ile benzer estetik sonuçlar veren malzemelerdir. Kompozitler kadar başarılı fiziksel özellikler sergileyememekle birlikte kompomerlerin daha hızlı uygulanabilir olması ve nemden kompozitler kadar olumsuz etkilenmemeleri avantajları olarak ön plana çıkmaktadır. Süt dişlerinin tedavileri söz konusu olduğunda kompomerlerin aşınma değerlerinin süt dişlerine yakın olması, bu dişlerin en geç 10-12'li yaşlarda değişecek olması ve de pratik uygulama özellikleri bu materyali tercih nedeni yapmaktadır.

Cam iyonomer dolgular ise kompomerlerden de daha pratik bir şekilde uygulanabilen, nemden daha da az etkilenen ancak fiziksel özellikleri kompozit ve kompomerler kadar güçlü olmayan materyallerdir. Her ne kadar yeni geliştirilen kapsül formları daha başarılı sonuçlar verse de cam iyonomer dolgular fiziksel özellikleri nedeniyle daha çok küçük yaşta (2-6) olan ve uyum sorunu yaşanan çocuk hastalarda kullanılmaktadır. Ancak bir süre sonra, çocuğun uyumu sağlandığı, yaşı büyüdüğünde kompomer dolgu ile yeniden yapımı gerekebilmektedir.

Çocuk Diş Doktoru (pedodontist) tarafından sık uygulanan tedaviler -  Süt Dişlerinde Amputasyon ve Kanal Tedavileri
SÜT DİŞLERİNDE AMPUTASYON ve KANAL TEDAVİLERİ

Süt dişlerinin derin çürüklerinde dişin pulpası (sinir ve damar paketi) etkilen-me-miş ise amputasyon adı verilen "kısmi kanal tedavisi" veya dişin pulpası etkilenmiş ise tam kanal tedavisi yapılmaktadır. Her iki tedavi seçeneği de altta oluşmakta olan sürekli dişin zarar görmemesi amacıyla, süt dişlerine özel (süt dişi kökü ile birlikte eriyebilen) malzemeler yardımı ile yapılmaktadır. Bilindiği üzere süt dişleri köksüz değildir. Ancak alttaki sürekli diş sürdükçe süt dişlerinin kökleri erimekte ve bir süre sonra süt dişi düşüp, sürekli diş ağızda gözlenmektedir.

Çocuk Diş Doktoru (pedodontist) tarafından sık uygulanan tedaviler -  Çocukta Diş Ağrısı
ÇOCUKTA DİŞ AĞRISI

Eğer çocuğunuz gece kendiliğinden başlayan yada dişte şişmeye neden olan bir ağrı yaşadıysa bu dişe büyük ihtimalle kanal tedavisi uygulanması gerekecektir. Ancak unutulmaması gereken kanal tedavisi, diş çekimini önlemeye çalışan bir tedavi seçeneğidir. İlerlemiş diş enfeksiyonlarında ya da dişte çok geniş bir çürük var ise kanal tedavisi uygulanamayabilir ve diş çekilmek zorunda kalabilir. Antibiyotik ve ağrı kesici ile ilk basamak tedavi yapılır, dişteki akut durum (ağrı, şişlik) geçtikten sonra süt dişi kanal tedavisine (sürekli diş ise sürekli diş kanal tedavisine) başlanır.

Çocuk Diş Doktoru (pedodontist) tarafından sık uygulanan tedaviler -  Yer Tutucu Uygulamaları
YER TUTUCU UYGULAMALARI

Diş çekiminin kaçınılmaz olduğu olgularda, sürekli dişlerin sürmesine daha zaman da varsa yer tutucu uygulaması mevcut boşlukların kapanmaması için yapılmaktadır. Sabit ve hareketli yer tutucular mevcuttur. Sabit yer tutucularda çocuğun uyumuna ihtiyaç duyulmazken, hareketli yer tutucularda çocuğun uyumu ve isteği önemlidir. Ancak bazı vakalarda zorunluluknedeniyle hareketli yer tutucuların (bir nevi çocuk protezi olarak da adlandırılabilir) kullanılması gerekebilmektedir.

Sabit yer tutucular:
  • Çocuğun uyumu gerekmediği için başarısı daha yüksektir.
  • Ağız içinde temizliği sağlanır, temizliğe önem verilmelidir.
  • Kaybolma, kırılma gibi riskler bulunmamaktadır.
Hareketli yer tutucular:
  • Çocuğun uyumu gereklidir.
  • Ağız dışında temizlenebildiği için daha hijyeniktir.
Çocuk Diş Doktoru (pedodontist) tarafından sık uygulanan tedaviler -  KORUYUCU FLUOR JELİ ve VERNİĞİ
KORUYUCU FLUOR JELİ ve VERNİĞİ

Tüm diş yüzeylerine yılda 2-4 kez sürülen koruyucu bir uygulamadır. Çürük oluşumunu %50-70 oranında azalttığı bildirilmiştir.

Diş çürüğü oluşumunu,
  • diş minesinden mineral çözünmesini azaltarak ve
  • ağız içindeki çürük yapıcı bakterilerin sayısını azaltarak önler.

Fluor çocuğun çürük riski düzeyine göre yılda en az 2, en fazla 4 kez uygulanmalı ancak mucizevi bir başarı da beklenmemelidir. Fluor uygulaması, bu konuda onlarca araştırma yapan Prof.Featherstone tarafından taşıtlara binerken taktığımız emniyet kemerine benzetilmektedir. Emniyet kemeri kurallara uyduğunuz, yüksek hız yapmadığınız durumlarda hayatımızı kurtarır ancak yine de küçük kazalar yaşamamıza engel ya da büyük bir trafik kazasına karıştığımızda hayat kurtarıcı olamayabilir. Koruyucu fluor uygulamalarından da maksimum fayda elde etmek için çocukların ağız hijyeni iyi olmalı, dişleri düzenli fırçalanmalı ve ara öğünlerde sık abur cubur (tüm karbonhidratlı besinler örn. şeker, çikolata vb gıdaların yanı sıra kek, kurabiye ve bisküvit) tüketilmemelidir.

Fluorun zararı var mı? Bazı aileler bu konuda çok tedirgin olmalarına rağmen, fluor dozu ile doğru orantılı olarak toksik olabilecek ancak uygun doz ve şekilde kullanıldığında çürükten korunmada son derece etkili ve faydalı bir maddedir. Her ilaç ya da yiyeceğin fazlası nasıl zararlı ise yüksek dozda fluor da zararlı hatta toksiktir. Çocuk diş macunlarında 500-1000 ppm (%0.11-%0.23) yetişkin macunlarında ise 1450 ppm fluor bulunur. Çocuk macunlarında, 2-6 yaş arası çocuklar için bezelye boyutu aşılmadığı taktirde, sabah ve akşam 2 kez fırçalandığında, çocuk macunu yutsa dahi ciddi bir toksik etki beklenmemektedir. Ancak daha fazla macun, daha yüksek konsantrasyonda fluor, daha sık kullanılır ve çocuk bunu yutar ise uzun dönemde dişlerde florozis adı verilen lekeler hatta çok fazla yutar ise akut reaksiyonlar (mide ağrısı, bulantı, şuur kaybı, kusma ve daha ciddi reaksiyonlar) gözlenebilir. Bu nedenle çürükten korunmada çok etkili olan bu macunlar çocukların ulaşabilecekleri yerlerde bırakılmamalı, fırçalama esnasında çocuklara mutlaka refakat edilmeli hatta dah aetkili fırçalama için çocuklar fırçaladıktan sonra dişleri bir de anne-baba ya da bakıcı tarafından ve yutmamaya alıştırılarak fırçalanmalıdır.

Çocuk Diş Doktoru (pedodontist) tarafından sık uygulanan tedaviler -  KAYGILI VE KORKULU ÇOCUK HASTADA DİŞ TEDAVİLERİ
KAYGILI VE KORKULU ÇOCUK HASTADA DİŞ TEDAVİLERİ

Kliniğimizde Çocuk Diş Hekimliğinin ana prensibi olan "önce dişi değil çocuğu düşün" yaklaşımı uygulanmaktadır. Bu doğrultuda diş doktorunda kaygısız ve korkusuz bir gelecek hazırlayabilmek için çocuklara diş tedavileri psikoloji bilimi ışığında uygulanmaktadır. İlk seans çocuğun diş muayenesi yapılıp, çocuğun diş tedavisine hazırlanmasına yönelik Davranış Yönlendirme Teknikleri (Davranışcı Psikolojik Yaklaşım) eşliğinde tedavi işlemleri çocuklara tanıtılmaktadır. Daha sonraki seanslarda, tedavilere kolaydan - zora ilerlenecek şekilde başlanmaktadır. Tedavi sonrası süpriz hediyeler kazanan çocukların her tedaviye azalan kaygı-korku ve artan bir istek ile gelmesi için çaba sarf edilmektedir. Ancak bu yöntemler aşırı kaygı ve korkusu olan, yaşı küçük tedavi ihtiyacı kapsamlı olan çocuklar da zaman zaman yeterli olamamaktadır. Bu durumda diş tedavileri sedasyon (nadiren) veya genel anestezi (çoğunlukla) altında yapılmaktadır.

Çocuk Diş Doktoru (pedodontist) tarafından sık uygulanan tedaviler -  TEDAVİDE GENEL ANESTEZİ SEÇENEĞİ
TEDAVİ SIRASINDA GENEL ANESTEZİ UYGULANABİLİR Mİ

Çok sayıda ve ilerlemiş çürükleri olan çocuk hastada uyum sorunu da yaşanmakta ise Genel Anestezi düşünülebilir. Bu kararın tek bir seansta verilmesi çoğu zaman mümkün olmamaktadır. Çocukların uyumu gelişebilmekte, kaygı ve korkuları azaldığı için tedaviler diş hekimi koltuğunda da yapılabilir hale gelebilmektedir. Ancak bu aşamada düşünülmesi gereken, yapılması planlanan tedavilerin zorluk düzeyidir. Evet, kaygı ve korkusunu yenen çocuk hasta küçük 1-2 dolgusunu yaptırabilir ancak kanal tedavisi ve diş çekimi benzeri yetişkinlerin bile yaptırmakta zorlandığı (uzun sürmesi ve lokal anestezi uygulanması nedeniyle) tedavilerde yaşı gereği zorlanabilmektedir.

Küçük yaştaki çocuk hastalarımızdan (2-5 yaş grubu) veya yaşı biraz daha büyük olmasına rağmen çok sayıda zorlu tedavisi olan çocuk hastalarımızdan aşırı beklentilerde bulunmak doğru değildir. Nasıl eskiden sünnet ve bademcik ameliyatları genel anestezi olmaksızın yapılırken, günümüzde teknolojinin de gelişmesi ile birlikte çocukta kalıcı bir psikolojik rahatsızlık bırakmamak ve tedavinin daha başarlı olabilmesi için genel anestezi altında yapılıyorsa aşırı kaygı-korkulu çocukların diş tedavileri de diş hekimi fobisi oluşturmamak adına genel anestezi altında yapılabilir.

Genel anestezi altında yapılan işlemlerin sedasyon altında yapılan diş tedavilerinden daha başarılı olduğu yapılan çalışmalarda bildirilmiştir. Klinik şertlarda yapılan tedaviler de çocuğun uyum/uyumsuzluğundan etkilenmekte beklenmedik durumlarda çocuğun ağzını kapatması, dilini oynatması tedavi kalitesini olumsuz yönde etkileye bilmektedir. Genel anestezi kararı verirken yüksek işlem kalitesi sağlayan çalışma ortamı da bir tercih nedeni olmaktadır.

Çocuk Diş Doktoru (pedodontist) tarafından sık uygulanan tedaviler -  ÇOCUK HASTALARIN TEDAVİSİNDE SEDASYON ve GENEL ANESTEZİ UYGULAMALARI
ÇOCUK HASTALARIN TEDAVİSİNDE SEDASYON ve GENEL ANESTEZİ UYGULAMALARI

Bilinçli sedasyon çocuğun yarı baygın bir durumda olduğu ancak reflekslerinin ve bilincinin baskılanmadığı (yutkunma ve cevap verebilme yetisinin devam ettiği) uyuşukluk durumu olarak tanımlanabilir. Genel anestezi ise çocuğun tam bir uykuda olma durumudur. Refleksler ve biliç kapalıdır, solunum desteği verilir.

Bu özellikler açısından bakıldığında sedasyon ailelere daha güvenilir bir seçenek olarak gözükebilmektedir.

 Ancak sedasyon esnasında,

-  Dişhekiminin ağız içinde çalışıyor olması (ağız içeriğinin aspire edilme riski),
- Çok sayıda çürüğü olan bir çocuk hasta için ağız dört ayrı bölgeye ayrılması ve tedavilerin 4 ayrı seansta yapılması, (Sedasyon altında uzun süren işlemlerin yapılması doğru değildir)

- Çocukların solunum yolunda gözlenebilen anatomik varyasyonlar ve düşük akciğer kapasiteleri sedasyonda gelişebilecek acil durumlar karşısında çocukları risk altına sokması,
sedasyonun az sayıda ve kısa işlemler yapılacağı zaman tercih edilmesini gündeme getirmektedir.

Yukarıda sayılan nedenlerden ötürü genel anestezinin çocuklar için daha kontrollü ve tüm şartların sağlanmış olduğu daha güvenli bir yöntem olduğu ortaya çıkmaktadır.

Ayrıca yapılan bilimsel çalışmalarda genel anestezi altında işlem kalitesinin yükseldiği ve daha uzun süreli tedavilerin yapılabildiğini tekrar hatırlatmakta fayda vardır.

Bu nedenlerle genel anestezinin tercih edilmesi önerilen olgular aşağıdaki gibi sıralanabilir

  • 3 yaşın altındaki çocuklarda,
  • 7 veya daha fazla çürük dişin olduğu yaygın diş çürüğü olgularında,
  • Yaygın ve şiddetli erken çocukluk dönemi çürüklerinde: Erken çocukluk dönemi çürükleri olarak adlandırılan, anne memesi veya biberonla beslenen çok küçük yaşta ki çocuklarda görülen çürüklerin tedavisinde,
  • Ciddi lokal enfeksiyon varlığında,
  • Apse, selülit veya trismus gibi acil müdahale gerektiren, dental enfeksiyöz durumların giderilmesinde,
  • Orafasiyal kompleksleri içeren travma geçirmiş, komplike cerrahi müdahale gerektiren durumlarda,
  • Lokal anestezik maddelere karşı alerjik olan çocuklarda,
  • Her seans antibiyotik profilaksisi uygulanması gereken çocuk hastalar.
  • Mental veya fiziksel engelli çocuklarda,
  • Kalp hastalıkları, hemofili, kanser ve psikiyatrik hastalıklar gibi medikal problemi olan çocuklarda
  • Çocuğa başka bir neden ile genel anestezi uygulanması durumunda,
  • Geleneksel tedavi yöntemlerine izin vermeyen, sedasyonun çok sayıda tedavi gerektiren diş varlığı vb. nedenlerle uygulanamadığı çocuklarda,
  • Aşırı derecede kaygısı ve korkusu olan çocuklarda: Davranış yönlendirme tekniklerinin uygulandığı fakat başarılı olunamayan çocuklarda,
  • Israrla genel anestezi isteyen velilerin çocukları,
Çocuk diş hekiminin olmadığı veya çocuk diş hekiminin bulunduğu bölgeye uzak yerlerde oturan ve çok sayıda diş hekimi ziyareti gerektiren tedavi ihtiyacı söz konusu olduğunda genel anestezi tercih edilir.